Van’dan İstanbul’a çalışmaya gelen çocukluk arkadaşlarını ölüm ayırdı. Olay, 29 Eylül saat 11.00 sıralarında Kemerburgaz Mahallesi’ndeki bir şantiyede meydana geldi. İddiaya göre, sabah saatlerinde etkili olan yağmur nedeniyle Mazlum Gürbüz ve Levent Çelik koğuşa çekildi. Ancak yağmurun hafiflemesiyle şefleri tarafından aranan gençler, sepetli platformla tabela montajı yapmak üzere yeniden sahaya çağrıldı. Yüksek gerilim hattının bulunduğu alanda ellerindeki metal çıtanın tele temas etmesiyle her iki işçi de akıma kapıldı. Mazlum Gürbüz yaşamını yitirdiği anlar kameralara da yansıdı.
Yoğun bakımda bir hafta süren yaşam mücadelesini kaybeden Mazlum Gürbüz, memleketi Van’ın Tuşba ilçesinde toprağa verildi. Yaralanan Levent Çelik (18) ise tedavisinin ardından taburcu oldu.

Olayın ardından hem kurtulan işçi hem de ailenin avukatı büyük ihmallere dikkat çekti.
Yaralanan Levent Çelik, “Hava yağmurlu olduğu için şefe çıkmak istemediğimizi söyledik. Şef ‘O kadar kötü bir hava yok, çıkın’ dedi. İşten çıkarılma korkusuyla mecbur kaldık, yağmurlu havada çalışmaya gittik. Normalde yaptığımız iş bize ait değildi; biz sadece iş güvenliğini sağlıyorduk. Oraya giderken elektrik akımının olduğunu bilmiyorduk. Bize elektrik hattı olduğunu söylemediler, herhangi bir önlem de yoktu” dedi.
Avukat Doğan Erbağ ise şunları söyledi:
“Çocukların ellerinde eldiven olmaksızın ellerine metal çubuk verilmiştir. Bu metal çubuk yüksek gerilim hattına değdiği zaman iletkenlik daha fazla artıp vücuda yüksek gerilim hattının çarpmasına sebebiyet vermiştir. Kesinlikle çocukların ellerinde eldiven yoktu. Montaj işi görev tanımlarında değildi. Ambulansın ve iş yeri hekiminin müdahalesinin geciktiğini de değerlendiriyoruz; belki erken müdahaleyle hayat kurtarılabilirdi.”

Acılı anne Cahide Gürbüz ise “Benim oğlum okulu bıraktı, durumumuz iyi olmadığı için mecburen çalışmaya geldi. Bir iş kazası, ihmal var, zorla çalıştırmışlar. Oğlumu zorla götürmüşler, zorla çalıştırmışlar” diyerek isyan etti. (DHA)